Ağu 7

Diyelim ki saat 18:15 ve zorlu bir isgunudnen sonra arabanizla (yalniz
basiniza) eve donuyorsunuz. Gercekten yoruldugunuz, sıkıldığınız ve cileden
ciktiginiz bir gununuzdesiniz.

Birden gogsunuzde baslayip, kolunuza ve cenenize dogru ilerleyen siddetli
bir agri hissediyorsunuz. Evinize en yakin hastaneden sadece 10km
uzakliktasiniz, fakat o mesafeye bile ulasip ulasamiyacaginizdan emin
degilsiniz. Ne yapabilirsiniz? Kalp masaji konusunda belki egitim de
almistiniz ama size ogreten sahis,  muhtemelen bu masaji kendi kendinize
nasil yapabileceginizi ogretmedi…

Son zamanlarda bir suru insan kalp krizine yalniz basinayken
yakalanmaktadir. Yardim olmaksizin, normal kalp atisi bozulan ve bayginlik
hisseden bir insanin bilincini yitirmeden once sadece 10 saniyesi vardir.

Ama bu durumda kalan sahislar kendilerine, devamli ve siddetli bir sekilde
oksurerek yardimci olabilirler. Her oksurukten once derin bir nefes
alinmali, ve oksuruk sanki gogus derinliginden balgam cikarmak istercesine
derin ve uzun olmali. Derin nefes alma ve oksuruk, yardim gelene ya da kalp
normal ritmine geri donene kadar, durmaksizin her iki saniyede bir olacak
sekilde devam etmelidir.

Derin nefes alma akcigerlere oksijen ulastirirken, oksuruk hareketi kalbi
sikistirarak kanin dolasimini surdurur. Kalp uzerindeki sikistirma hareketi
ayni zamanda kalbin normal ritmine donmesine de yardimci olur. Bu sekilde,
kalp krizine maruz kalan kisi, kendisini bir hastaneye ulastirabilir.

Ağu 7

Kalp masajı kesinlikle sert bir zeminde yapılmalıdır. Doğada daha kolay olsa da bazen karambolde hasta yatağında, bir aracın arka koltuğunda da kalp  masajı yapılarak kazazedenin yaşama şansı ziyan edilmektedir. 

   Prensipte bir   pompa olan kalp, “ekstrakardiak” dediğimiz göğüs dışı kalp masajında göğüs   kemiğiyle omurga arasında sıkıstırılır. Bu esnada kaburgalar kırılabilir.   Hatta etkili bir kalp masajında genellikle bu durum olusur. Göğüse basınç   uygularken diger dokuların en az zarar görmesine çalışılmalıdır.

    Bir eline   boyun hizasında tutan “ilkyardımcı”, kaburga yaylarının birleştiği yerdeki   kırılgan kemik parçasını hissetmeye çalışır. Daha sonra Xiphoid denen bu   parçayı kollamak için üç ya da dört parmak yukarıya, tam orta hatta (çene   ucundan göbeğe çekilen çizgi üzerinde), elin başparmak hizasındaki bölümünü   koyarak diğer elin parmaklarıyla, göğüs üzerindeki elin parmaklarını   yukarıya çekerek, tamamen dik bir şekilde masaja başlar.

    Normalde 70 kiloluk   ve gögüs duvarında bir anormalliği olmayan bir kimsede gögüs 3-4 santim  içeri itilebilir. Bu esnada kollar düz, omuzlar dik, hareket belden, vücut   ağırlığıyla olmalıdır. Bu işlemleri yaptığınız sürece kazazedenin ciğerleri   ciğerleriniz, kalbi ellerinizdir. Gözbebeklerinde ışığa cevap oluşmaya   başladıysa ve vücut rengi normale dönüyorsa, işlemi bazen bir saati aşkın   süre, kazazede kendi başına nefes alıp boynundaki sahdamardan (carotis   arteri) nabız hissedilinceye kadar sürdürmemiz gerekebilir. Sirtüstü yatan   bir kimsede geriye kaçarak, solunum yollarını tıkayan dil, boyun   desteklendikten sonra, kafanın basitçe geriye itilerek çenenin çekilmesiyle   bertaraf edilebilir. Çok kritik olan saniyelerden dilin çekiştirilmesiyle   uğraşılmamalıdır. İki kişinin yaptığı ilkyardımda suni solunum ve kalp   masajı aynı anda yapılmaz. Kazazedenin farklı yanlarında duran   “ilkyardımcılar” arasında, kalp masajı yapan kişi, yüksek sesle sayarak   solunumcuya sırasının geldiğini bildirir.

Ağu 7

Kazazedenin alnında duran elimizin iki parmağıyla burun deliklerini kapatacak, ağzımız ağzını tamamen örtecek şekilde ardarda iki kez soluk  vereceğiz. Genellikle ilkyardım tek kişi tarafından yapılıyorsa her 15   kalp masajına 2 solunum desteği, iki kişi tarafından yapılıyorsa her 5   kalp masajına 1 solunum desteği önerilir.

   Ama yine de, ilkyardım  uygulamasını ister bir ister iki kişi yapsın, bu oranın beşe iki olması daha   etkilidir, çünkü yedinci sekizinci kalp masajından sonra oksijensiz kan   pompalanır, bir kez soluk verildiğinde bazen, “ilkyardımcı” aldığı soluğun   büyük bölümünü kullandığı için hastaya daha az oksijen verebilir. Suni   solunum kazazedenin ağzında bir problem (sözgelimi çenesinde kırık vs) varsa   ağzından buruna da yapılabilir, prensip aynıdır. Suni solunum uygularken   gözümüzle kazazedenin göğsündeki genişlemeyi gözlemeliyiz. Hatta kimi   durumlarda karnına bastırarak midesine giden havayı çıkartmamız gerekebilir

Ağu 7

Deprem sonrasında nasıl davranacağınız çok önemli. Paniğe girmemek,   fısıltılara kulak asmamak, Kurtarma çalışmalarına katılmak gerekiyor. Deprem öncesi önlemlerinizi aldınız ve depremi az ya da çok hasarla   atlattınız. Bu kez başka sorumluluklar sizi bekliyor. Ön koşul paniğe   kapılmamak, uyanık ve hızlı davranmak.

 

Eviniz hayatınıza zarar vermeyecek ölçüde hasar görüp, sizin dışarı   çıkmanıza izin veriyorsa, binayı terketmeden önce çevrenizdeki seslere kulak   verin. Bu sesler, sizden çok daha zor durumda olan insanlara ait olabilir.   Sese olan yakınlığınız sayesinde binanın dışından yapılacak bir yardımdan   çok daha hızlı bir şekilde göçük altındakileri hayata kavuşturabilirsiniz.

 

Kalabalık mekanları boşaltırken sakin olmak, hasarı en az ölçüde atlatmak   açısından önem taşır.

 

Toplu ve düzenli hareket bu safhada çok önemlidir. Binaların dışına   çıktığınız andan itibaren de kurtarma çalışmalarına katılmak gerekir.   Verebileceğiniz küçücük bir destek, bir insan hayatı, daha büyük yardımlar   birden çok insanın hayatı demektir.

 

Felaket sonrası olası karmaşa ortamı için dikkatli olunmalı. Özellikle de   söylentilere, dilden dile dolaşan deprem fısıltılarına yenilerini eklememeli   ve kulak asmamalıyız. Bu tür söylentilerle, Marmara Depremi’nin ardından da   yaşandığı gibi halkta daha büyük panik oluşturduğunu ve normal yaşamın bir   türlü geri kazanılamadığını gördük.

 

Sükunetinizi koruyun.

 

Durumunuzu değerlendirin. Yaralı olup olmadığınızı belirleyin. Bulunduğunuz   yapı yıkılmamışsa, kontrollü, hızlı ve dikkatli bir şekilde binayı terk   edin. Hemen ardından gelebilecek bir artçı şok, o ana kadar yıkılmamış,   ancak taşıyıcı elemanlarına zarar vermiş olan binayı yıkabilir.

 

Sarsıntı anında merdivenler bağlantı yerlerinden ayrılmış, tavandan   dökülebilecek sıva, beton parçası olabilir. Binadan ayrılırken kapıları   dikkatli bir şekilde açın, bu gibi tehlikelerden sakının ve başınızı   koruyun.

 

Eğer enkaz altında iseniz

 

Kıpırdayacak durumunuz varsa ve kesin bir çıkış yolu görebiliyorsanız   hareketlenin. Aksi takdirde pozisyonunuzu koruyun ve sakin olun. Fazladan   her çaba, size gelecekte gerekli olacak enerjiyi ve suyu tüketecektir.

 

Dışarıdan bir müdahale sesi duyana kadar bağırmaya çalışmayın. Bu enerjinizi   zamansız tüketmenize yol açacaktır. Bir ses duyduğunuzda cevap verin ve   pozisyonunuzu anlatmaya çalışın.

 

İlerleyen saatlerde dışarıya ses verebilecek bir ses kaynağı yaratma yolu   bulun. Tencere benzeri bir metale vurulacak bıçak sapı, sert bir yüzeye   vurabileceğiniz diğer sert bir cismin olup olmadığını kontrol edin. Çünkü   saatler geçtikten sonra böyle bir şey edinme gücünü kaybetmiş olabilirsiniz.

 

Kurtarma ekipleri, olay yerine ulaştıklarında bakacakları ilk yer enkaz   üzerinde kabarmış bölgelerdir. Kabaran bu bölgeler muhtemel yaşam   üçgenlerinin olduğu noktalardır. (Buzdolabı, bulaşık ve çamaşır makinası,   çelik para kasası, demir dolap v.b.) Böyle bir pozisyona sahipseniz, ilk   ulaşılacak kurtarma bölgesindesiniz demektir.

Ağu 7

Kazazedeyi dik oturtun. 
Kravat gibi sıkan giysilerini gevşetin. 
*Astım hastaları genellikle yanlarında nefes açıcı bir sprey taşırlar. Kullanmasına yardımcı olun. 
*Eğer kriz hafiflemez ve kazazede fenalaşırsa, acil nakil gerekir.

Ağu 7

BAYILMA

 

 

Beyine giden kan akımının kısa bir süre için azalması sonucu oluşan geçici bilinç kaybıdır. Hasta düşer düşmez veya yere uzanınca beyin ile kalp aynı seviyeye gelir. Beyine giden kan miktarı artar ve şuur sıklıkla kısa bir süre sonra geri döner.

 

Yarım saati geçtiği halde şuuru yerine gelmeyen kişilerde başka bir olay düşünüleceğinden hastaneye sevk edilmelidir.

 

İlkyardım olarak :

1.      Hasta şok pozisyonuna alınır.

2.      Hastanın giysileri gevşetilir.

3.      Uyarıcı kokular koklatılabilir(amonyak gibi)

4.      Kişinin şuuru yerine geldiğinde dinlenmesi sağlanır.

5.      Sıvı içecekler verilir.

6.      Düşme sırasında olabilecek kafa yaralanmaları kontrol edilir.

 

 

FELÇ

 

 

Felç,beynin bir bölgesine gelen kan akımının (Kan damarların tıkanması veya kopması sonucu) azalması,kesilmesi,bölgenin bir basıya veya hasara uğraması nedeniyle meydana gelir.

·        Yüzde,kolda veya bacakta ani hissizleşme veya zayıflama

 

·        Vücudun bir tarafında veya iki tarafında felç.

 

·        Açıklanmayan baş dönmesi veya dengesizlik.

 

·        Konuşamama veya konuşma bozukluğu.

 

·        Bir gözde kararma veya görme kaybı.

 

·        Şiddetli baş ağrısı.

 

·        Yutmakta veya solunumda zorluk olabilir.

 

·        Kasılmalar olabilir.

 

 

 

 

 

İlkyardım :

 

1.      Hava yolunu açık tutun,

2.      Solunumu izleyin,

3.      Nabzını izleyin,

4.      Hastayı sakinleştirin,hastayla konuşun,

5.      Ağızdan hiçbir şey vermeyin,

 

 

Yarı şuurlu veya şuursuz hasta felç kısmı aşağıda olmak üzere diğer tarafa yatırılarak taşınır ve felçli kısım yastıklarla desteklenmelidir. Hasta uygun bir hastaneye nakledilmelidir.

 

 

 

 

ERİŞKİNLERDE

 KATILMA NÖBETİYLE SEYREDEN

DURUMLAR

 

 

Kafa travmaları,sara nöbetleri,ruh hastalıkları,kafa içi basıncı arttıran durumlar,(bazı beyin tümörleri,beyin apseleri,beyin zarı iltihapları,)aşırı alkol alımı,uyuşturucu madde bağımlılığı gibi… Bu kadar çok neden varken bir kasılma nöbetini bir sara hastalığı ya da basit bir temaruz (kandırma amaçlı bir bayılma) olarak değerlendirmemek ve nöbet geçien herkesi bir sağlık kuruluşuna götürmek gerekir.

 

Sara hastaları çoğunlukla herhangi bir yerde aniden yere düşüp,ağızdan köpükler çıkararak karşımıza çıkarlar. Bu gibi hastalarda en çok dikkat edilecek husus kafa yaralanmalarıdır. Ağızlarına zorla sert cisimler sokulmamaları,dillerini ısırmamaları için dişleri arasına temiz bir bez sıkıştırılıp,başını yere vurmaması sağlanmalı ve hastaneye nakledilmelidir.

 

Kesinlikle ağzına parmak sokulmamalıdır. Ani bir ısırmayla parmaklarınızı koparabilir.

 

 

 

ÇOCUKLARDA

KATILMA NÖBETİYLE SEYREDEN

 DURUMLAR

 

 

 

Erişkinlerdeki sebeplere ilave olarak yüksek ateşle birlikte olan nöbetler,solunum yoluna cisim kaçması,kazayla ilaç yutma ve benzerleri sayılabilir.

 

Yüksek Ateş : Vücut ısısının 40 derecenin üzerine çıkmasıyla birlikte ateşe bağlı nöbet tarzında kasılmalar görülmeye başlar. Daha çok çocuklarda görülür. Her geçirilen nöbet beyinde belli bir hasar bırakabilir.

 

Bu sebepten nöbetlerin oluşumuna fırsat vermemek ve hastanın ateşini düşürmek için özellikle koltuk altlarına,vücudun muhtelif kısımlarına soğuk kompres uygulanır. Hastanın giysileri çıkarılır. Vücudu ıslak bezle silinir. Ilık banyo yaptırılabilir.

 

Şiddete Maruz Kalma : Şiddete uğrayan kişi fiziksel ve ruhsal travma içerisindedir. Ruhsal travma uzun süren korkulara,suçluluk duygusuna,öz güvenin kaybolmasına,intihar eğilimine yol açabilir. Çoğunlukla fiziksel travma ağır olmayabilir,mağdurların az bir kısmını hastaneye yatırmak gerekebilir. Ancak tüm travmalılar muhtemel kafa ya da boyun omurilik travmalı olabilir.

 

Ağu 7

Deprem anında 10-15 saniye içinde, bulunduğunuz binayı terk edebiliyorsanız   derhal kaçın, yoksa güvenli bir yer bulun. İlk sarsıntıyı hissettiğiniz anda sakin olun. Paniğe kapılmayın. Panik,   sağlıklı düşünmenizi engelleyecek, hatalı, bilinç dışı hareket etmenize yol   açacaktır. Bilinçli düşünebilmek, hazırlıklarınızı felaket anında değil,   daha önce yapmanıza ve planlamanıza bağlıdır.

 

BİNAYI TERK EDEMİYORSANIZ

 
10-15 saniye içimde bulunduğunuz yerden bina dışına güvenli bir açık alana çıkma olanağınız ve planınız varsa, bunu derhal uygulamaya koyun. Eğer  binayı terk edemiyorsanız, daha önce belirlediğiniz yaşam üçgeni alanına   gidin ve yan yatarak cenin pozisyonunu alın.

 

Kesinlikle oradan oraya koşmayın ve ayakta durmayın.

 

Yan yatarak cenin pozisyonu almanız, hem ellerinizle başınızı korurken   çevreyi görme ve gözlemleme şansı verecektir. Kolon, kiriş veya duvarlar bir   anda düşmeyecek, bu hareket belli bir sallantının ardından gerçekleşecektir.   Bu da size son dakikada da olsa vücudunuzu koruma şansı verecektir.

 

Herhangi bir şekilde enkaz altında ezilme durumu olduğunda vücudunuz bu   şekilde azami korunma olanağına sahiptir. İç organlarınızın büyük bir   bölümünü ve böbreklerinizden birini çalışır durumda tutabilmek için en ideal   şekildir.

 

Enkaz altında öncelikle böbreklerin iflas ettiği bilinmelidir.   Depremzedelerin kurtarılması halinde bile, vücudunda onanamaz hasarların   oluştuğu ve bu nedenle ölüm olaylarının yaşandığı saptanmıştır.

 

Cenin pozisyonunun bir diğer özelliği ise, kurtarma ekiplerinin kazazedenin   bulunduğu bölüme en küçük bir gedikten de olsa ulaşması halinde, onu   bulunduğu yerden çıkartamazsa bile, elini tutmasına izin vermesidir. Saatler   sonra bir dış yardımın eline dokunması sayesinde, kazazedenin beyni hızla   adrenalin pompalamaya başlayacak ve onu yeniden hayata bağlayacak çok önemli   bir köprü kurulmuş olacaktır.

 

Balkona çıkmaktan, merdivenden inmekten, asansöre binmekten kaçının. Kolon   ve kirişlerden de uzak durun. Bu arada, camlar kırılabilir, kitaplıklar   devrilebilir, mutfak dolaplarındaki tabak çanaklar dökülebilir. Bunları   gözardı etmeyin.

 

Hazırladığınız deprem çantasına ulaşmak için zaman harcamayın.

 

UNUTMAYIN: Eğer o an elinizin altında değilse pilli radyo, fener, konserve   yiyecek ve içeceklerin bulunduğu çantaya ulaşmaya çalışmak, sakınmak ve   korunmak için size gerekli olan süreyi çalabilir.

 

DEPREM SIRASINDA ARAÇTA BULUNANLAR

 

Yer sarsıntısını otomobilde, tünelde veya kapalı bir otoparkta hissettiğiniz   anda;

 

Paniğe kapılmayın.

 

Yolda iseniz, aracınızı yol kenarına çekip, binalardan, elektrik   direklerinden veya ağaçlardan uzakta durdurun.

 

Tünel içinde iseniz ve çıkışa yakın değilseniz, aracınızı durdurup aşağıya   inin ve yanına yan yatarak cenin pozisyonu alın. Aracınızın içinde durmayın.   Aynı yöntemi kapalı bir otoparkta iseniz aynen uygulayın.

 

UNUTMAYIN: Araç içinde olduğunuz takdirde, üzerinize düşen bir parça ile   ezilme riski taşıyorsunuz. Oysa dışına çıkıp, yanına yattığınız takdirde,   üzerinize yıkılacak tavan, tünel gibi büyük kitleler aracı belki ezecek, ama   yok etmeyecektir.

Ağu 7

KANAMANIN TANIMI

Kanama; damariarda dolaşan kanın herhangi bir nedenle damardan dışarı çıkmasına denir. Kan kaybmabağ^ ölüdnu engellemek için, hemen müdahaleyi gerıeî<tiren ve yaşamı teh­dit eden bir olaydır.

. KANAMANIN NEDENLERİ

• Her yara île birlikte genellikle kanama olur,

• Kırık, çıkık ve burkulmalarda kanama meydana gelebilir.

• Yüksek yerlerden düşme iç yada dış kanamalara neden olur,

• Bazı hastalıklarda kanamaya neden olur (Tüberküloz, hipertansiyon, mide ülseri, hemofili, lösemi vb.),

• Aşın basınç değişiklikleri sonucu genellikle iç kanama gelişebilir. KANAMANIN SİNİFLANDİRİLMASİ

Kanama dış ve iç kanama diye ikiye ayrılır.

, Dış Kanama : Kanamanın dışarıdan görülmesidir. . Dış kanama çeşitleri: Kanayan damara göre dış kanama üçe ayrılır

Arter kanaması : Arterden kan kaybedilmesidir. Kanama fışkırır tarzda, bol ve hızlıdır. Kanın rengi pariak kırmızıdır. Pıhtılaşma zordur. Arter tamamen koparsa büzülür ve kan durur. Arter yırtılmışsa kanama devam eder.

. Ven kanaması: Yenden kan kaybedilmesidir. Kanama bol ve süreklidir. Kanın ren­gi koyudur. Yüzeydeki ven kanamaları kolay durdurulur. Derin venlerdeki kanama boldur ve kontrol altına alınması zor olabilir.

. Kapiller kanaması: Kopiller bir yataktan kan kaybedilmesidir. Kan akımı yavaş ve sızıntı şeklindedir. 6-8 dakika içinde pıhtılaşır.

. Dış kanamanın durdurulması :

Kanayan yeri bulmak ve kanamayı durdurmak yapılacak İlk iştir, ilk önce büyük ven ve arter­lerden olan kanama durdurulmaya çalışılır.

Yetişkin bir kişiden 1 litre kan kaybedilmesi yaşamı tehdit edebilir. Bebekte kan kaybı 25 mi ise tehlike yaratır.

Dış kanamayı durdurmak için bazı yollardır vardır. Bunlar:

• Direkt basınç uygulamak veya basınçlı pansuman yapmak,

• Organı yükseltmek,

• Basınç noktalarına basınç uygulamak,

• Tesbit tablaları kullanmak

• Tansiyon aleti manşetini kullanmak

• Turnike tatbik etmektir -

Direkt basınç uygulanması: Dış kanamayı kontrol altına almada en etkili yöntemdir. Direkt basınç; kanayan yöre elle ya da bas.nçh pansumanla Wlan W uygulamadır.

• Kanama hafif olduğunda şunlar yapılır:

- Kanayan ye re steril gaz bezi yoksa temiz bir mendil, bu da yoksa çıplak ette basınç yapılır.

- Genellikle 10 - 20 dakika basınç uygulamak kanamayı durdurur,

- Kanama durmuşsa yara bölgesi pansuman edilir ve sarılır,

- Eğer ilk yapılan pansuman kan ile ıslanmış ise, kaldırılmadan üzerine yenisi ilave edilir ve sarılır,

- Kanayan yerde yabancı cisim veya kırık kemik uçları varsa, yaranın üzerine doğrudan basınç yapılmaz. Yaranın üzerine simit şekline getirilmiş pet konur ve sarılır.

• Kanama bol ise şunlar yapılır :

- Gaz bezi veya temiz bir mendil bulmak için zaman harcanmaz.

- El direkt olarak kanayan yere yerleştirilir, s»kı basınç yapılır ve bu uygularnaya kanama kontrol altına alınıncaya kadar devam edilir.

- Kanama kontrol altına alındıktan sonra elde bulunan temiz malzemelerle basınçlı pansuman yapılır.

• Kanama kontrol altına alınamıyorsa :

- Parmaklar-yaranın içine sokularak kanayan damar yakalanıp sıkıştırılır,

- Eğer damar tutulamıyorsa. damar parmakla kemik arasında sıkıştırılır.

Basınçlı pansuman, kanamayı kontrol altına almak için yeterince sıkı olmalıdır. Bir kaç tane gaz bezi üst üste getirilerek yaranın (kanayan yerin) üzerine yerleştirilir ve geniş bir şekilde sarılır. Kanama devam ediyorsa, avuç içi ile pansumanın üzerinden basınç yapılır.

Vücudun bazı bölgelerindeki kanama, basınçlı pansumanla kontrol altına alınamayabilir (Örneğin : Koltuk altı yaralanmasında olduğu gibi). Buraya direkt basınç uygulanır.

Unutulmamalıdır ki. kan kaybı, yaranın kontamine olmasından daha önemli bir durum­dur.

 

Organın Yükseltilmesi :

Yaralanmiş ekstremite yükseltildiği zaman (yef<ı^îBİ|»^nîbasıaçm’^^^ ma yavaşlar. Fakat ekstremttede kırık varsa veya y^>aflc«tf3ir.ç[simft»atm«^a. >owu<iHk yara-

(anması varsa organ kesinlikle yükseltilmez.

. Basınç Noktalanna Basınç Uygulanması :

Direkt basınç uygulamak veya organı yükseltmek ya da her ftdside yapriamıyofsa (Örneğin :

Hem bıçak saplanmış, hem de kırık olduğunda) vücudun bazı yerlerindeki noktalara basınç yapılır.

Bu basınç noktaları ana arterlerin vücut yüzeyine yakın ve bir kemik üzerinde bulunduğu yerlerdir. 22 büyük basınç noktası vardır. Bunlardan 12 tanesi aşın kanamayı kontrol etmek için kullanılır. Bunlara örnek verirsek :

- Brakial arter: Üst taraftaki organların kanamasında kullanılır.

- Femoral arter: Alt taraftaki organların kanamasında kullanılır.

- Karotis arter : Boyun kanamalarmda kullanılır.

- Temporal arter: Basınç üst kısminin kanamalarmda kullanılır.

- Fasiyal arter: Yüz kanamalarmda kullanılır.

- Subklavlal arter: Göğüs duvarı veya koltuk altı kanamalarında kullanılır.

Basınç noktası teknikleri, direkt basınç veya direkt basınç + yükseltme ile kanama kontrol

edilememişse kullanılır

Üst ekstremite kanamaları:

Brakial arter üzerine basınç uygulanır. Dirsek Ue koltuk alt. arasında yaklaşık orta yerde bi-seps kas, ile humerus kemiği arasındaki yiv üzerine basınç yapılır. Yeterli basınç yapılırsa radial nabız alınmaz. Eğer kanama yeri organın distalindeyse. bu metodla kanama kontrol edilemeyebilir.

Alt ekstremite kanamaları:

Femoral artere basınç yapılır. Gövde ile bacağın birleştiği yerde ve bacağın iç kısmında bu­lunur. Kasıktan biraz aşağıda arterin putsasyonu hissedilir. Buraya yapılan basınç, kanama

kontrol alîına alınıncaya kadar devam edilmelidir. Eğer hasta şişmansa daha fazla basınç uygulanır.

Boyun kanaması:

Karotis artere basınç yapılır. Dikkatli olmak gerekir. Acemi birinin bunu yapmamas» gere­kir. Boyunda olan bol kanama direkt basınçla durdurulamıyorsa bu teknik kullanılır. Kesin­likle aynı anda iki karotise birden basılmaz. Trakeaya fazla basınç uygulanmamalıdır, hasta bayılabilîr. (Şekil: 2)

. Tesbıt Tahtalannın Kutlanılması Kırığın lesbrt edilmesiyle birlikte çoğu ke2 kanamada kontro( aldna alınabilir.

 

 

• Çubuk, kanama duruncaya kadar döndürülür, bag^ıbir^ateenae çubuğun ser­best ucu tesbit edilir,

• Uygulandıktan sonra gevşetilmez.

• Kazazedeye turnike uygulandığım ve uygulama zamanım sağlık merkezindekitere bildiren not yazılır. Bu notta saat mutlaka belirtilmelidir. Notu yazmak için gerekli kağıt kalem yoksa, not ruj ya da kazazedenin kanı île alnına yazılır ;. Burun Kanamasının Durdurulması

Buruna gelen travmalar, burun mukozasının iritasyonu, üst solunum yolu enfeksiyonları, hi­pertansiyon gibi sebeplerle burun kanaması meydana gelebilir. Kanama tek ya da çift taraflı

Burun kanamasın! durdurmak için yapılacak uygulamalar:

• Kişi oturtulur ve başı öne eğilir.

• Kişiye kanayan burun deliğin!, burnun sert bölümü ve parmak arasında sıkıştırması söylenir.

• Ağızdan nefes almaşı ve sümkürmemesi hatırlatılır,

• Baş, ense ve ağzın üst kısımlarına buz tatbikatı yararlı olabilir.

/•<• Buruna tampon koymak gerekiyorsa: Pamukla tampon yapılmaz. Eldiven parmağının içine

pamuk doldurulup, ip bağlandıktan sonra buruna yerleştirilir. Bu tampon hastanede değişti­rilir. Burun kanamasının sebebi mutlaka araştırılmalıdfr. Avuç İçi Kanamasının Durdurulması

Travma etkisiyle avuç içinde meydana gelen yaradan kanama olabilir. Böyle bir kanam. durdurulmas. için; sert bir cisim sargı ile kaplandıktan sonra avuç içine yer..eçtin(.r ve sıkıştırılır. Kazazedenin yorulmaması için el sarılır ve düğüm el üzerine bağlanır

 

Kulak Kanamasının Durdurulması

Dış kulak yolunun iritasyonu, travmalar, kulak zarının yırtılması, kafa travması veya beyin kanamasının  bir sonucu olarak gelişebilir.

Kan gelen  kulağa  ped konur ve kan gelen kulak altta kalacak şekilde tutulur.

 

Ağu 7

Belli başlı kurallara uyulursa zararsız atlatılabilir: 

Hasta çırpınırken kendisine zarar vermesini engelleyin. Emniyetli bir yere alın, başını tutun. 
Başını arkaya yatırmaya çalışın. Daha rahat nefes alır. 
Kalabalığı dağıtın, hastanın rahat nefes almasını sağlayın. 
* Bilgisiz insanların müdahalelerini durdurun. 
* Ellerini açmaya, kasılmalarını engellemeye çalışmayın

Ağu 7

GÜNEŞ ÇARPMASI

 

 

 

 

 

Güneş altında çok uzun süre kalan kişilerde görülür. Ayrıca alkol alınması etkilerini daha da arttırır. Aşağıdaki belirtiler görülür:

 

 

·        Baş ağrısı,halsizlik,

·        Bulantı,kusma,

·        Ateşin yükselmesi,

·        Şuur bulanıklığı veya kaybolması,

 

 

İlkyardım olarak:

 

1.      Hasta  gölge ve serin bir yere alınır,

2.      Soğuk,ıslak bezlerle hastanın ateşi düşürülür.

 

 

 

 

SICAK ÇARPMASI

 

 

 

 

Çok sıcak ortamlarda alan kişilerde meydana gelr. Kişi bol miktarda terlediğinden,çok fazla su ve tuz kaybeder,sonunda şoka girebilir.

 

 

İlkyardım olarak:

 

1.      Hasta serin bir yere alınır,

2.      Kaybettiği su ve tuz yerine konmalıdır. (tuzlu ayran verilebilir)

3.      Şoka karşı tedbir alınır.

 

 

 

 

 

 

 

SOĞUKTA KALMA

 

 

 

 

 

Uzun bir süre soğukta kalan kişilerde görülür,yanıklar gibi soğuk vurmaları da derecelere ayrılır. Bül denilen su toplamaları görülür.

 

 

 

İlkyardım olarak:

 

1.      Hasta öncelikle ılık bir yere alınır,etkilenen bölge 40-45 santigrat derece suya batırılarak yavaş yavaş ısıtılır.

2.      Nemli elbiseler kesilerek çıkarılır. Kişi battaniyeye sarılır.

3.      Sıcak içecekler içirilir.

4.      Büller patlatılmaz.

5.      Üstündeki tüm metal eşya ve takılar mutlaka çıkarılmalıdır. (Çünkü metaller soğuğu daha çok iletir)

 

 

 

 

 

DONMALAR

 

 

 

 

Uzun süre soğukta kalanlarda vücut ısısı gittikçe düşmeye başlar. Vücut ısısındaki bu düşme 3 grupta incelenebilir;

 

 

·        Hafif (32-35 derece)

·        Orta (30-32 derece)

·        Ağır (30 derece ve aşağısı)

 

Vücut ısısı nemli ortamlarda daha hızlı düşer.

 

İlkyardım olarak:

 

1.      Hasta ılık bir yere alınır,yavaşça ısıtılır. Donma yavaş gelişen bir olaydır. Isıtılma da yavaş olmak zorundadır. Sıcağa drekt sokulmaz.

2.      Nemli elbiseleri kesilerek çıkarılır ve kişi sıcak tutulur.

3.      Ilık içecekler içirilir,alkol verilmez.

4.      Çok hafif masaj yapılabilir. Sıcak su ile ıslatılmış bezler sıkılarak donan yere tatbik edilir.

5.      Kesinlikle uyutulmaz. Kar ile oğuşturulmaz.

6.      Üstündeki tüm metal eşya ve takılar mutlaka çıkarılır.

 

« Previous Entries